Berrak Tüzünataç

Saturday, April 29, 2006

Organize İşler ve Berrak Tüzünataç

Organize İsler

GECTİGİMİZ carsamba gunu Organize İsler'in galasindaydim.

Hic lafi dolandirmadan direkt fikrimi soyleyeyim, filmi begendim ben.

Ha, gunlerce etkisinde kalinacak, yillar sonra bile sozu edilecek klasikler arasina girecek bir saheser olmayabilir ama "Gordugume sevindim" denecek bir film.

Ben guldum, tipleri sahici buldum, İstanbul'a ásik oldum, bir saniye bile sikilmadim; filmin sonunda sahneye cikan sanatcilari da nezaketen degil, gercekten icimden gelerek coskuyla alkisladigimi fark ettim.

Filmi henuz gormeyenlerin -ki vizyona gireli iki gun olduguna gore cogunlukta olmalilar- aklinda bulunsun, gorenlere ise bir nevi hasbihal etmek olsun diye aldigim notlari aktariyorum.

Bu film gayet rahat İstanbul'un tanitimi icin kullanilabilir. Yok, "Bakin ne isler organize ediyoruz" manasinda degil; İstanbul'un gece ve gunduz havadan cekilmis goruntuleri muhtesem. Bunda İstanbul'un gercekten guzel bir sehir olmasinin yani sira teknigin mukemmelliginin de rolu var.

Diyaloglar cok sahici. Hic yazilmis gibi degil. Oyuncularin da payi buyuk tabii bunun boyle yansimasinda.

Cekimler sirasinda film hakkinda gazetelerde yazilan cizilenlere bakinca bunun adeta bir Berrak Tüzünataç filmi oldugunu zannetmistik; ancak goz acip kapama suresi icinde geldi gecti Berrak. O anda gozunu kirpiyor olanlar cikista "Hani Berrak Tüzünataç da var demislerdi?" diyebilirler.

Basak Koklukaya adinda "cok iyi" bir oyuncuya sahip oldugumuzun farkinda miyiz acaba?

Nefretten sevgiye bir-iki mimikle bir gecisi vardi ki...

Yilmaz Erdogan, Vizontele'lerde oldugu gibi yine kendisine asla torpil gecmemis.

Supermen Samet'i (Tolga Cevik) eve goturup himayeme alasim geldi.

Bu filmin benim icin bir donum noktasi olma ihtimali var. Uzeyir'in (Erdal Tosun), Samet'in "Neden hic konusmuyorsun" sorusuna verdigi su cevap nedeniyle: "Eskiden cok konusurdum, bir faydasini goremeyince biraktim" (Tam bu kelimelerle olmayabilir ama bu mealde bir seydi).

Berfin Erdogan resmen iyi oyuncu. Bilmeyen inanmaz ilk filmi olduguna Berrak Tüzünataç.

İnsan hirsizlar ile dolandiricilara da sempati duyabiliyormus demek. Bugunlerde biri cantami kapip kacsa arkasindan gulumseyerek bakabilirim. Hatta "Gule gule harcayin Asim Bey!" diye seslenebilirim.

Yilmaz Erdogan "yurdum insani"ndan sonra "organize isler"i de dilimize sokmus bulunuyor. Kendi hesabima, yeri geldikce kullanirim ben bunu.

Cem Yilmaz'in "Cem Yilmaz"ligi oyle kanimiza islemis ki hic alakasiz bir kimlikle karsimiza cikmasina, ustelik harika bir oyun cikarmasina ragmen kikirdamaktan kendimizi alamadik.

Ustaligin da bu kotu yani var. "Artik ne soylesem de az gelir" dusuncesiyle susuyoruz karsilarinda. Demet Akbag ile Altan Erkekli'den bahsediyorum.

Film ozellikle teknik olarak bir "Amerikan filmi" gibi surdu, "Turk filmi" olarak sona erdi. Bir nevi ders vererek "mutlu son"la bitti zira. Oysa iyi ya da kotu bir "son" isteyen hikáyesi yok ki filmin. İstanbul'dan, belgesel tadinda bir kesit neticede.

Neden habire filmin butcesi tartisiliyor? Tek bir mekánda, iki kisi arasinda gecen, dolayisiyla ucuza cikan bir film "kotu film" midir?

Ya da bir filmin bilmem kac milyon dolara mal olmasi kabahat midir?

Bir anlasam su tartismanin dayanagini.

MIS-MUS

Turkiye'de 561 canli turu yok olma tehdidi altindaymis.

"Adam gibi adam"lar da dahil buna.

Bin Ladin'in yegeni, erkek dergisine seksi pozlar vermis.

Mozaik aile!

Berrak Tüzünataç
Pakize Suda
hurriyet

0 Comments:

Post a Comment

<< Home